|
Şu an sitede, 6 ziyaretçi bulunuyor
|
|
|
|
|
|
Şu ana kadar 158220 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Kasım 2006
|
|
|
|
|
|
|
| |
GÜNAYDIN SAYIN ARINÇ
KENDİ KENDİNİ BİTİREN LİDER
KİŞİ (NİN) BAŞINA DÜŞENLER (2)
DÜNYADAKİ YERİMİZ BELLİ YA AHİRETTEKİ YERİMİZ?
Sayın Feyzi Bey;
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE REFERANDUM
YA ALLAH…BİSMİLLAH…ALLAHUEKBER
ORCİK VE PESTİL ÜRETİMİ
“HARPUT”U YAŞATABİLMEK
EVET Mİ – HAYIR MI?...
|

Öncelikle eleştirilerim biraz ağır olur kantarın topu kaçarsa eleştirdiklerim beni bağışlasınlar. Çünkü bu konu toplumsal bir konu, bu yara toplumsal bir yara, bu konu çaresi ve şifası olmayan bir hastalıktır. Bu yüzden mutlaka çözüm gerekir aksi halde sonu hüsrandır.
***
Akşam, Show ve Skaytürk’ün aylardır maaş alamayan çalışanlarının feryadını nihayet bu kurumların bağlı olduğu bakanlığın başındaki isim Sayın Arınç duydu. Darısı diğer bakanlıkların başına diyor ve “nihayet” demekle yetiniyoruz.

Kemal Kılıçdaroğlu bir rüzgârdı esti, duruldu.
Rüzgâr olarak görülmesindeki tek sebep ise ülkemizde zirve yapan yolsuzlukların üzerine gitmesi, yolsuzlukla mücadele sözü vermesiydi. Yolsuzluklardan, hırsızlıklardan usanan halkımız dürüst bir görüntü çizen Kılıçdaroğlu’nu adeta bir kurtarıcı olarak gördü. Halkımızın Kılıçtaroğlu’na yönelmesindeki tek sebep Kılıçdaroğlu’nun çizdiği dürüst bir siyasetçi profiliydi. Yalana, talana, yolsuzluğa, yoksulluğa karşı olmasıydı, başka bir şey değildi.
Kılıçdaroğlu bu özelliklerinden ötürü çok kısa bir sürede halkın gönlünde yer etmeyi başarmış, ikinci bir Karaoğlan olma yolunda yol almıştı ve bir gün Gandi lakaplı bu kahramanın yolu Tunceli’ye düştü. Orada öyle bir laf etti ki gündeme getirdiği açılım politikası ile halkın gözünde epeyce bir puan kaybeden Erdoğan’ı mumla aratır oldu.
Ne demişti Bay Gandi?
“Toplumsal uzlaşmanın sağlandığı bir ortamda, elbette ki genel bir af da tartışılabilir.” ifadesini kullanmış, hiç gereği yok iken PKK’ya genel bir af çıkarılmasını gündeme getirmişti.

Kim ölçüyor?
Nasıl ölçüyor?
Ne zaman ölçüyor?
Bilmiyorum.
Anlı şanlı büyüklerimizin, cennetmekân siyasilerimizin dediklerine göre ülkemizde kişi başına düşen gayri safi milli hâsıla en son verilere göre 13.920 (On üç bin dokuz yüz yirmi) dolar imiş.
Nasrettin hocaya sormuşlar dünyanın ortası nere diye? Hoca hiç düşünmeden “Eşeğimin bağlı olduğu kazığın çakıldığı yer” demiş. Bu cevaba inanmayanlar “Nereden belli” değince hoca:
“İnanmıyorsanız ölçünüz” demiş.
Şimdi sizde Gayri Safi Milli Hâsılanın 13.920 dolar olduğuna inanmıyorsanız bir dilekçe ile Maliye Bakanlığından sorabilirsiniz.
***
Ağrılı Ömer Çetin, fakir fukara garip gureba bir ailenin tek çocuğuydu. Daha 22 yaşında hayatının baharındaydı. Bu yıl liseyi bitirmiş Muğla Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesini kazanmıştı. Beş çocuklu bir ailenin tek erkek çocuğuydu. Babası ise inşaatlarda çalışan gözleri az gören birisiydi.
Ömer Çetin okullar tatil olunca inşaatlarda beden işçisi olarak çalışmaya başladı. İşi zordu, ama çalışmak zorundaydı gerek kendisinin üniversite’de okuyabilmesi gereksi iki kız kardeşinin lisedeki eğitimlerini tamamlaya bilmesi için paraya ihtiyaçları vardı. Başka bir güvenceleri de yoktu.

Geçen gün bilgisayarımın başında gazeteme göndereceğim köşe yazımı yazarken bizim hanım “Sana bir şey söyleyeyim mi?” dedi. “Hayırdır söyle bakalım” dedim. Hanım bir müddet düşündü “Oruçlu oruçlu yazı yazma başına işler alırsın bir sobalı evimiz var onu da satar tazminat ödersin” dedi.
“Neden?” Dedim…
“Bilmem benden söylemesi” dedi.

Hz. Ali (a.s.)'ın vasiyetinin tam metninin tercümesini veriyorum.
Büyük halife Hz.Ali'nin ahirete intikal etmeden önce ağzından dökülen İslam Ümmeti için Önemli vasiyetler.. Hz. Ali ölüm döşeğinde yatarken yanı başında ağlayan oğlu Hz. Hasan'a "Yaptığında sana zarar vermeyecek sekiz tavsiyemi ezberle oğlum" dedi. İşte o tavsiyeler...
Mü'min kardeşlerinizle bağlarınızı koparmayın.
Birbirinize iyilikte bulunun, birbirinize sırt çevirmekten, aranızdaki ilişkileri koparıp ayrılıklara düşmekten sakının.
Günah ve düşmanlık üzere değil, iyilik ve takva üzere yardımlaşın.
Allah'a karşı gelmekten sakının.
Hz. Ali'nin vasiyetine kulak verelimHz. Ali, hain bir el tarafından yaralandığında oğlu Hz. Hasan ağlayarak yanına girer. Hz. Ali: "Seni ağlatan nedir oğlum?" der. "Nasıl ağlamayayım, sen vefat etmek üzeresin." der. Hz. Ali: "Yaptığında sana zarar vermeyecek sekiz tavsiyemi ezberle oğlum" der ve sözlerine şöyle devam eder:
AHMAKLA ARKADAŞ OLMAKTAN SAKININ"Zenginliğin en iyisi akıl zenginliğidir. En büyük fakirlik de ahmaklıktır. En büyük yalnızlık kendini beğenmektir. En büyük şeref güzel ahlaktır." Hz. Hasan, "Babacığım bu dört tanesi. Bana diğer dördünü öğret." dediğinde ise Hz. Ali şöyle buyurur: "Ahmakla arkadaş olmaktan sakın. Sana faydalı olmak isterken zararı dokunur. Yalancı ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir. Cimri ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o kendisine en çok ihtiyaç duyduğun anda senden uzaklaşır. Fasıkla, kötü kimse ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o, çok değersiz bir şeye seni satar."

12 Eylülde yapılacak olan Anayasa referandumu siyasi tarihimizin önemli bir dönüm noktasıdır.Kim ne derse desin,bu aynı zamanda bana göre bir ön seçim provasıdır..ETSO Başkanı Şekerdağ;"12 Eylül referandumu bir siyasi süreç değildir!" diyerek bize göre geçmişte yaptığı hatayı düzeltmeye çalışmıştır. Evet,bu referandum bal gibi bir siyasi süreçtir!Kimse kimseyi kandırmasın,meydanlarda gelecek yılın belki dahada erkenin seçim çalışmaları yürütülmekte.Bir insan bunu göremiyorsa,bunu farketmiyorsa ben ona ne diyeyim!
Bana göre 12 Eylül Referandum tarihi Türk Siyasi Tarihinde de önemli bir dönüm noktası olacaktır.Burada uzun uzadıya anlatmayacağım.Şayet bu referandum bu kadar önemli olmasa idi Fetullah Gülen ABD'nin taa, Pansilvanya Eyaletinden,"mümkünse ölülerinizi bile götürüp oy kullandırın!" dermiydi!..

26 Ağustos Cuma sabahı çadırından çıkan Alp Arslan Romen Diyojen komutasındaki Bizans Ordusunun Malazgirt ovasına yayıldığını ve çadırlar kurduğunu görüyor. Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan savaşı önlemek için Romen Diyojen’e elçiler gönderiyor.. Romen Diyojen Selçuklu Padişahının görkemli ordusundan korktuğu için böyle bir istekte bulunduğu varsayımı ile talebi reddediyor ve elçileri de huzurundan kovuyor.
Düşman ordusunun kendi ordusundan 3–4 kat fazla olduğunu gören Hükümdar savaştan sağ olarak çıkma ihtimalinin zayıf bir ihtimal olduğunu görüyor ve töre gereğince kefene benzeyen bir giysi giyiyor. Mahiyetindekilere nerede şehit olursa oraya gömülmesini vasiyet ediyor.

İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı IPA IV. Bileşen Kadın İstihdamının Desteklenmesi Hibe Programı kapsamında Anadolu Kalkınma ve Eğitim Derneği tarafından Merkezi Finans ve İhale Birimine sunulan “Orcik ve Pestil Üretimi” adlı projemiz kabul edilmiştir. Sözkonusu proje Anadolu Kalkınma ve Eğitim Derneği ve Serince, Erbildi, Kaplıkaya ve Obuz Köyü Muhtarlıklarının ortaklığı ile 12 aylık sürede gerçekleştirilecektir. Projenin genel hedefi Kadınların istihdam edilebilirliklerini arttırmak amacıyla, etkili aktif işgücü piyasası tedbirleri geliştirme ve tedbirlerin uygulanma kapasitesini arttırmaktır. Projenin özel amaçları ise herhangi bir mesleki eğitimi ve işi olmayan a) orcik-pestil üretimi gerçekleştirme potansiyeline sahip toplam 4 köyden 240 kadına eğitimler vererek nitelik kazanmalarını sağlamak; b) 24 kadının istihdamını gerçekleştirmek; c) 132 kadının üretici kimliğine kavuşturulması ile işgücüne katılımlarını sağlamak; d) 84 kadının ise girişimci hale gelmesini sağlayarak işveren pozisyonunda diğer kadınları istihdam edebilir seviyeye getirmek; e) yerel çözümlerle kadınların istihdam edilebilirliğinin önündeki engellerin nasıl ortadan kaldırılabileceğine ilişkin örnek bir uygulama geliştirmek; f) orcik-pestil üretiminin belli kalite ve standartlarda gerçekleştirilmesini sağlayarak yerel kadınların istihdam edilebilirliğini artırmaktır.

OKTAY EKİNCİ’YLE
GERÇEKÇİ BİR “KENT KÜLTÜRÜ” PROGRAMI
İMAR DOSYASI’nda
BU HAFTA
“HARPUT”U YAŞATABİLMEK
(28 Ağustos 2010-Cumartesi)
Mimar Oktay Ekinci'nin hazırlayıp sunduğu “İmar Dosyası”nda bu hafta, Anadolu'nun en eski uygarlık merkezlerinden HARPUT ele alınıyor. Elazığ'ın tarihsel merkezini oluşturan Harput'un terk edilmiş konumundan kurtarılarak yeniden yaşama kavuşması için başlatılan çalışmaları Mimarlar Odası Elazığ Şubesi Başkanı Mithat Coşkun ile Harput Muhtarı Feyzi Kahraman değerlendiriyorlar... Kanal B, 23.00

Ağustos ayına girdiğimizde 12 Eylül’de yapılacak referandumun sonucu gözükür gibi olmuştu. Başka bir ifadeyle macun tüpten çıkmıştı. Sandıklardan yüzde altmışın üzerinde hayır oyu çıkacağı görülüyordu. Mealen vatandaş bu referanduma “Hayır” diyecekti.
Bir rüzgâr esti.
Kimilerine göre Peşmerge başı Barzani’den, kimilerine göre de İmralı’da ki terörist başından.
Düne kadar sandığı boykot eden BDP birden bire fikir değiştirerek “Evet” diyeceklerini açıkça söylemeseler de fikirlerini belli etmeye başladılar. Çünkü bu paket onların paketi idi. Bu paketin içerisinde Habur vardı, Kandil vardı, ikinci bayrak istemi, ülkenin eyaletlere bölünme talebi vardı.
Elbette ki başta Diyarbakır olmak üzere Batman, Siirt, Van, Bingöl, Muş, Hakkâri ve Tunceli gibi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki şehirlerimiz “Evet” deme kararı alacaklardı ve aldılar da.
|
|
| [ Devamı Haberler Bölümünde ]
|
|
|
|
|
|
|
Analar oğul doğurdukları gün babaları “Ülke bir asker daha kazandı” diyerek gururlanır o gün hane bayram eder, koçlar kesilirdi. O çocuk büyür askerlik çağına erdiğinde davullarla, zurnalarla, halaylarla askere gönderilirdi. Bu seferde koçlar kesilirdi. Koçun kanından askere gidecek gencin alnına ve saçlarına sürülür o genç adeta kınalanırdı. Bu yüzden bunların adına ‘Kınalı Kuzular’ denilirdi. Askerine kınalı kuzular denilen bir ocağa da haklı olarak “Peygamber Ocağı” denilirdi.
Peygamber Ocağı.
Not: Mehmet_sukru_bas@mynet.com
|
|
|
|
|
|
|
|
Bundan sonra nerede olursanız olun ihtiyacınız olan tüm yöresel ürünleri rahatlıkla temin edeceğiniz adres size bir tık kadar yakın. www.elazigyoreselurunler.com. Adresini tıklayın ihtiyacınız olan ürünleri seçin ekremkati@hotmail adresine E-mail atın seçtiğiniz ürünü adresinize teslim edelim.
ÇAYDA ÇIRA
YÖRESEL ÜRÜNLER
Nailbey Mah. Gazi Cad. Koloğlu Çarşısı
Giriş Kat No: 17-18 Tel: 0424 2332055 ELAZIĞ
|
|
|
|
|
|
| Soru-Cevaplarla Referandumda Neden “Evet”, Neden “Hayır” |
|
Giriş: 12 Eylül günü Anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili olarak Halk oylaması yapılacaktır. “Neye” ve “ne için” oy verileceğini, hangi maddede “neyin” ifade edildiğini, bu maddelerin halkımıza “neler getirdiğini ya da getirmediğini” bilen seçmen sayısının çok olduğunu hiç sanmıyorum. Bu konuya yoğunlaşmış eli kalem tutan bir münevver olarak konuyu detaylı farklı yönlerden inceleyip sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.
Not: Prof Dr Ramazan Demir
|
|
|
|
|
|
|
|
Binlerce yıllık yaşanmışlığımızın hayatımıza yansıması olan kültürümüzün, giderek unutulduğu ve insan ilişkilerinde önemli kopmalara sebebiyet verdiği günümüz Türkiye’sinde, Elazığ yerelinden birliktelik esaslı bir kalkınma hamlesi yapmak amacıyla organize edilen Elazığ Lobi Çalıştayları’nın birincisi 9 Ocak 2010 tarihinde Elazığ’da, ikincisi 17 Nisan 2009’da Ankara’da gerçekleştirildi. ELSİAD Yönetimi olarak katıldığımız Ankara Çalıştayı’ndaki gözlemlerimizle memleketimiz adına her tecrübenin gelecek adına büyük bir kazanım olduğunu öngörerek 3. Elazığ Lobi Çalıştayı’nı daha kapsamlı bir şekilde İzmir’de gerçekleştirmeyi hedefledik. Bu kapsamda Lobi çalıştaylarının girişimcileriyle yoğun bir diyaloga girerek 07.07.2010 tarihinde İzmir Valisi sn. M. Cahit Kıraç ile bilgilendirme toplantısı yapıp aynı günün akşam saatlerinde dernek binamızda geç saatlere kadar süren değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Gerçekleştirilecek çalıştayın ana hatlarının belirlendiği bu toplantıyı müteakiben İzmir Valisi sn. M. Cahit Kıraç’ın yönlendirmesiyle 14.07.2010 tarihinde İzmir Vali Yardımcısı Nevzat Ergün’ün makamında Derneğimiz Yönetim Kurulu Üyeleri ile İzmir İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Ahmet Akdeniz ikinci bir değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirilmiştir.
|
|
|
|
|
|
|
|
Geçen haftanın en buruk ve en utanç verici haberi neydi biliyor musunuz?
“O öldü Türkiye utandı” başlığı ile verilen bir haberdi. Bu habere göre Tekirdağ Lisesinde ücretli öğretmenlik yapan evli ve iki çocuk babası 44 yaşındaki bir öğretmenimizin 40 lira ücretle kitap taşıdığı sırada kalp krizi geçirip ölmesiydi.
Zavallı öğretmenim.
Cidden utanılacak bir haber. Özellikle insanlarımızın yediği önünde yemediği arkasında kişi başına düşen 12 bin dolar gayri safi hâsıla ile ülkem insanının lale devrini yaşadığını iddia edenlerin daha çok utanması gereken bir haber.
Sosyal devlet olma adına utanmamız gereken bu olaydan acaba utandık mı?
Not: mehmet_sukru_bas@mynet.com
|
|
|
|
|
|
 | |  | |
|
|
|
| |